Van Depremi… Takvimler 23 Ekim 2011’i… Saatler 13:41’i gösteriyordu. O kara günde Van 7.2 şiddetindeki felaketle sarsıldı.

O kara günde 614 kişi öldü, 4152 kişi yaralandı. Bugün Van depreminin üzerinden altı yıl geçti.

Bu altı yıllık sürede ne ölenlerin acısı silindi kalbimizden ne de enkaz altındaki çığlıklar silindi kulaklarımızdan.

Van Depremi geride birçok yarım hikaye bıraktı.

‘İsimsiz Bir Kahraman’ Sırtında Siperdi

Van Depremi

Yunus depreme internet kafede yakalandı, 13 yaşındaydı. Meraklı gözlerle bakıyordu etrafına Yunus, kurtarılmayı bekliyordu.Üzerine kapanan ‘isimsiz bir kahraman’ sayesinde hayatta kalmıştı. Renksiz ve cansız bir el… Kendisini çıkaran ekibe saati sordu Yunus; hastaneye kaldırılırken de hayatını kaybetti. Yunus altında kaldığı enkazdan tam 10 ceset çıkarıldı.

“Bu Nazanların Kuşu”

Enkaz üzerinde K9 köpeği dolaşıyor. Aynı zamanda özel cihazlarla dinleme yapılıyor. O esnada bir muhabbet kuşu havalanıyor enkazın altından. Bekleyenlerden biri “Bu Nazanların Kuşu” diye sesleniyor. Kuş enkazdan ayrılmıoyr ve bir köşeye konuyor. 21 saat sonra enkazdan, önce 3 ardından 4 yaşında iki çocuk ve sonunda Nazan Altınkaya çıkarılıyor.

Kan Kanserini Yendi, Depreme Yenik Düştü

25 yaşındaydı ilköğretim okulu öğretmeni Oktay Yaşar. 7.2’lik deprem sırasında yolda yürüyordu ve binalardan düşen beton parçası başına isabet etti. 2 yıl önce kan kanseri olmuştu. Gördüğü tedavi sonucu kanseri yenmişti. Ancak bu depremde ölümden kaçamadı.

Yıllar Sonra Anne ve Babasıyla Aynı Son

Van Depremi

Melike Atman, 2 aylık öğretmendi. Çekilen kura sonucu Van Erciş’e bağı Salmanağa Köyü’nde ilkokul öğretmenliğine başlamıştı. Alanya Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nden emekli Kamil ve Atiye Atman çiftinin 7 yaşındayken evlat edindikleri tek kızıydı. Oturduğu evin çökmesi sonucu hayatını kaybetti. Atman çifti de 1995 yılında Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde meydana gelen depremde hayata gözlerini yummuştu.

12 Yıl Sonra Aynı Kabus

17 Ağustos 1999 Depreminde, Avcılar’da 8 saat enkaz altında kalmıştı Hanife Kaya. O günden sonra yaşadıklarını bir türlü unutamadı ve uzun bir süre depremin izlerini taşıdı. Van depreminden iki sene önce evlenmişti, hayatını düzene sokmuştu ki tayini Van’a çıktı. 7.2’lik deprem esnasında arkadaşıyla birlikte evde oturuyordu.

Yaşadıkları 5 katlı bina bir anda yerle bir olurken, iki öğretmen de enkaz altında kaldı. Hanife Kaya bu defa 24 saat enkaz altındaydı. Eşi Yasin Kaya, enkazdan çıkarılan karısının elinden tutarak hastaneye uğurladı.

Bu yaşanılanlar kalbimizde yaşanılan acıların sadece bir kaçı. Ne yazık ki ne kadar zaman geçerse geçsin, üzerimizde bıraktığı izler silinmiyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor ve bizler yalnızca izlemekle yetinebiliyoruz. “Sesimi Duyan Var mı?” cümlesinin ardındaki anlam hepimizin omuzlarını çökertiyor. Umarız bir daha Yunuslar, Neslihanlar, Hanife Kayalar görmeyiz yaşamayız.