Sadece paylaşarak para kazanmak ister misiniz? Tamamen ücretsiz. Öğrenmek için buraya tıkla!

Moncada Kışlası Baskını ve Küba Devrimi

Küba Devrimi, beş yılı aşkın bir sürede gerçekleştirilmiş ve siyasal yazında derinlemesine ele alınmış çok ayrıntılı bir konu. 26 Temmuz 1953 tarihinde yapılan Moncada Kışlası baskınıyla başlayan süreç, 6 Ocak 1959’da Fidel Castro‘nun yeni başkan olarak göreve başlamasıyla sonuçlandı.

Küba Devrimi

Başlangıç

Her ne kadar ilk etapta başarılı olamasa bile, 26 Temmuz 1953 tarihinde gerçekleşen Moncada Kışlası’ndaki girişim, Küba devriminin başlangıcı olarak kabul edilmektedir.  Olay örgüsü olarak devrime giden süreç ise ideolojik ve ekonomik nedenlerle ortaya çıkmıştır.

1900’lü yılların başından itibaren çeşitli ayaklanmalara, darbelere ve dış müdahalelere sahne olan Küba, geçtiğimiz yüzyılın ortasında seçimlerin iptal edilmesi ve talep edilen kimi demokratik hakların kabul görmemesi üzerine iç karışıklıklarla boğuşmak durumunda kalmıştır. Ekonominin de tümüyle olumsuz bir görünüm sergilemesiyle Küba devrimine giden süreç hızlanmış ve 1953 yazında ilk devrim girişimi yaşanmıştır.

ABD destekli Fulgencio Batista’nın yönetimden el çektirilmesi için Fidel Castro ufak bir silahlı grupla Moncada isimli kışlaya saldırmış, yakalanmış ve mahkeme sonucu suçlu bulunarak hapis edilmiştir. Hatta “Tarih beni beraat ettirecektir” sözünü, söz konusu mahkemede ifade etmiş ve gerçek anlamda Küba siyasal tarihinin gösterdiği şekliyle affedilmiş ve bir halk kahramanı olmuştur.

Kuşkusuz Castro’nun mahkemedeki ifadesinin içeriği, Küba devrimi içinde barutsuz bir silah olmuş ve taraf toplanılmasında etkin olabilmiştir.

Sürgün ve Sonrası

Küba Devrimi
Che Guevera ve Fidel Castro

Küba devrimi ile ismi özdeşleşen Fidel Castro, 1955 yılında çıkan af sayesinde Meksika’ya gitmiş ve burada tekrar örgütlenmiştir. Che Guevara ile Meksika’da tanışmış ve genç doktorun kendi yanında yer almasını sağlamıştır.

1956 yılında Castro, Guevara ve diğerleri tekrar Küba’ya geçerek Küba devrimini tam anlamıyla başlatmış oldu. Az sayıda kişiden oluşan Castro güçleri, irili ufaklı saldırılar düzenleyerek Küba yönetimini zor duruma düşürmeye yetmiş ve yaklaşık iki yıl boyunca coğrafi koşullarında sayesinde gizlenmeyi başarabilmiştir. Temmuz 1958’de gerçekleşen La Plata Savaşı ile Küba yönetimine göre oldukça az sayıdaki Castro güçlerinin askeri anlamdaki başarısı dikkat çekmiş ve bu olay Küba genelinde Castro’nun elini de güçlendirmiştir.

Küba Devrimi

La Plata Savaşı’nı takiben Castro güçleri karşı saldırılar düzenlemiş ve yerleşim bölgelerindeki denetimleri almaya başlamıştır. Birkaç aylık süre zarfında başkente yaklaşılmış ve dönemin Küba lideri diktatör Fulgencio Batista 1959’un ilk günü Dominik Cumhuriyeti’ne kaçmıştır. Böylelikle Küba devriminin tamamlanması önündeki en büyük siyasal aktör sahadan uzaklaşmış ve ertesi günden itibaren saldırılar karşılıklı olarak durdurulmuştur.

6 Ocak’ta ise Fidel Castro Küba’nın yeni başkanı olarak göreve başlamış ve Küba devrimi gerçekleştirilmiştir.

Daha Fazla İçerik
Osmanlı’da Engelliler: Saraydaki Kritik Görev