4000 Yıllık Ezgi: Sümer Dilinde Gılgamış Destanı

Tarihin bilinen en eski yazılı eseri olan Gılgamış Destanı, milattan önce 2100 yılında Sümerler tarafından yazıldı.

Sümerler Mezopotamya’daki iki nehir, Dicle ve Fırat arasında kalan topraklarda hakim olmuş bir topluluktu. Sümerlerin konuştuğu dil, komşuları Akadlar ve Babillerin semitik dillerinden oldukça farklıydı ve “çivi yazısı” diyebileceğimiz bir çeşit alfabeyle yazılırdı. Milattan önce 2000 yılına gelindiğinde Sümer dili neredeyse tamamen yok olmuştu, sadece alimler tarafından kullanılıyordu.

Kanadalı müzisyen Peter Pringle müthiş bir işe imza attı. Pringle, “gish-gu-di” olarak bilinen uzun boyunlu, üç telli bir Sümer çalgısıyla Gılgamış Destanı parçalarını seslendirdi.

Nebuchadnezzar’ın Babil’deki sarayının avlusunda, 4 dakika uzunluğundaki bu parçayla, dinleyenleri tarihin derinliklerine bir yolculuğa çıkardı.

Gılgamış Destanı

Gılgamış Destanı, Asurluların başkent Ninova‘daki İmparator Asurbanipal‘in kütüphanesinde bulundu. 12 tablet halinde olan destan 3 bin satırdır. 12 tabletin her birinde ayrı bir hikaye yer alıyor. Destan dev yapılı kuvvetli bir kahraman olan Gılgamış’ın serüvenlerini anlatır. Uruk kralının ölümsüzlük arayışı ve Nuh Tufanı konu edilir.

Gılgamış Destanı
Gılgamış Destanı

İnsanlığın ilk yazılı örneklerinden olan ve günümüze dek kalabilen en etkileyici destanlardan biri Gılgamış. Keşfedildiği andan itibaren, Avrupalı bilginler arasında büyük ilgi uyandırdı. Almanca, İngilizce ve Fransızca’ya çevrildi. Çok sayıda sinema, tiyatro ve edebiyat eserine ilham kaynağı oldu.

Gılgamış, gıl/kıl, kılmak (yapmak) anlamı taşır. Büyük işler yapmış kişi anlamında değerlendirilir. Ayrıca kalgama (sıçramak, kalkmak) köküyle de bağlantılıdır. Bu bağlamda isyan eden demektir. Sümerce‘de isminin anlamı ise her şeyi görmüş demektir. Ünlü sümerolog Muazzem İlmiye Çığ‘a göre ise, Gılgamış adı, Sümerliler tarafından Bilgameş şekilde yazılır.

You may also like