Platon’un Çağımıza Seslenen “Devlet” Anlayışı

6 mins read
Platon

“Ya hükümdarlar filozof yahut da filozoflar hükümdar olmalıdırlar; böyle olmazsa, devlet ve insanlık için mutluluk beklenemez.” Platon

Platon, birçok kişinin bildiği üzere M.Ö. 427–347 yılları arasında yaşayan Antik Yunanlı, matematikçi ve batı dünyasındaki ilk yükseköğretim kurumu olan Atina Akademisinin kurucusu olan bir filozoftur. Asıl adı Aristokles’tir. Platon, hocası Sokrates ve öğrencisi Aristoteles ile birlikte bilim ve Batı felsefesinin temellerini atan kişidir. Bu akademi günümüzdeki modern üniversitelerin başlangıcı olarak da kabul edilir.

Sokrates’in öğrencisi olan Platon, Devlet adlı eseriyle tüm dünya felsefesini etkilediği gibi İslam Felsefesini de etkilemiş bu nedenle Divan şairleri tarafından Eflatun olarak adlandırılmıştır. “

Eser tahminen MÖ 372’de bitmiştir. Eseri bitirdiğinde Platon 56 yaşındadır. Eser, 10 kitabın bir araya gelmesiyle oluşan Antik çağdan bu güne önemini yitirmemiş olan ve her çağda pek çok yazar, filozof ve insanları etkilemiş olan çok önemli bir siyasetnamedir.

Yirmi dört asırdan fazla geçse de güncelliğini hala koruyan bu eser, Platon’un, ideal bir toplumda düzen ve adaletli bir devlet nasıl olabilir sorusuna cevap aradığı bir ütopyadır. Eser Dünya tarihindeki ilk ütopik kitap olarak da kabul edilmektedir.

Platon düşlediği en iyi devleti, Sokrates’le birlikte, bu kitapta anlatmaktadır. Sokrates ve Platon’a göre felsefenin ve hayatın ana amacı insanın mutluluğu ve yetkin yaşamın elde edilebilmesidir. Yetkin ve mutlu bir hayat ancak erdemli bir hayat sürmekle mümkün olabilecektir. Erdemin temeli “bilgi”, özü “idealar kavramı”, gerekçesi “evrendoğum”, güvencesi “ölümsüzlük”, yaşamsal sığınağı “ise devlet’tir.” Kitapta da bu benimsenmiş kuramlardan bahsedilmektedir ve bahsedilen devlet modellerinin üzerine bir yenisi daha eklenmemiştir.

Platon

Çağımızda içinden çıkamadığımız nice sorunlar, sebepleri ve çözümleri ile “Devlet” kitabında ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır. Diyaloglar şeklinde ilerleyen bu derin başyapıt, ölmeden önce mutlaka okunması gerekenler listesine alınmalı. Çağlara seslenen bu engin kitapta günümüzde de dikkate alabileceğimiz pek çok fikir mevcut. İşte onlardan bazıları…

“İyiler ne para ne de şöhret için yönetmeyi isterler”

Platon, ideal devlette yöneticilerin en iyi ve herkesin iyiliğini en ayrıntılı şekilde düşünebilen kişiler olduğundan bahseder. Bu kişiler yönetim için en doğru insanlardır ve bu yöneticiliği herhangi bir şeyin güdümü ile yapmazlar. Bunu itibar, mal ya da mülk için değil ödevleri olduğu için ve yapmaları gerektiği için yaparlar. Bilirler ki üzerlerine düşen bu görevi üstlenmezlerse, kısa süren bir yöneticiliğin sonunda bu vazifeyi kendileri gibi layığı ile yerine getiremeyecek kişiler sahiplenecektir.

“Hukuk, devletteki bir sınıfın özel mutluluğuyla ilgilenmez”

İdeal sistemde ne fakirlik ne de zenginlik tek başına ön plana çıkması gerekmeyen bir durumdur. Çünkü zenginleşen bir zanaatkâr tembel ve ihmalci bir hal alacak, fakir kişi ise temel araçlarını sağlayamayacak ve ortaya daha kötü işler çıkarmaya başlayacaktır. Bir devletten bahsedildiği zaman kutuplaşmalar ve ayrışmalar değil, uyum ve birlik söz konusu olmalıdır. Bu uyum ve büyük birliktelik için çalışılmalıdır.

“Kötülük gören insanlar daha adaletsiz olur”

Adil olmayan bir insana adalet nasıl öğretilir? Adaleti sağlamak isteyen devlet yöneticileri, bunu yapmaya çalışırken, insanları adil olmaktan biraz daha uzaklaştırmamalıdır. Bu nedenle insanlara kötülükle ve doğru olmayan yöntemlerle yaklaşmak onları daha da adil olmayan insanlar yapacaktır.

“Bir devlette zenginlik ve zenginler şereflendirildiğinde, erdemin ve iyiliğin şerefi azalır”

İnsanlar her zaman her toplumda olduğu gibi daha adil bir sistemde iyilik, güzellik, nezaket ve cömertlik gibi erdemlerin etrafında toplanır. Ancak ne zaman ki bu değerler sadece bir sınıfın refahına indirgenirse bu nitelikler kaybolur ve toplumdaki uyum yok olmaya başlar.