Kötüden İyiye “En İyi Film” 2019 Oscar Adayları

Oscar Ödülleri için “En İyi Film” adayları belli oldu. Roma ve The Favourite filmleri En İyi Film ve En İyi Yönetmen kategorileri de dahil olmak üzere 10’ar dalda aday gösterilerek en fazla Oscar‘a aday gösterilen yapımlar oldu.

Açıklanan adaylar tartışmaları da beraberinde getirdi. Çeşitlilikteki kazanımlar –Roma‘nın bir meksika hikayesi olması, The Favourite filmindeki üç ana rolü kadınların oynaması- takdir edildi. Ancak Green Book ve Vice filmleri mesajları nedeniyle tepki çekti.

Ayrıca kadın yönetmenlerin yönettiği Madeline’s Madeline, The Rider, Leave No Trace, You Were Never Really Here, Private Life ve Happy as Lazarro gibi filmlere rağmen, hiçbir kadın yönetmen aday gösterilmedi.

Biz de sizler için “En İyi Film” adayı olan Oscar filmlerini, -bize göre- kötüden iyiye doğru sıralayıp, inceledik.

8. Vice

Vice filminin yönetmeni; The Big Short, Anchorman serisi, The Other Guys gibi filmlerden tanıdığımız Adam McKay. Filmin oyuncu kadrosunda Oscar ödüllü oyuncu Christian Bale ve Amy Adams yer alıyor.

Film, ABD’de 2001- 2009 yılları arasında başkan yardımcısı olarak görev yapan Dick Cheney’in hayat hikayesini konu ediyor. George W. Bush’un başkanlığı döneminde görev yapan Cheney‘in uyguladığı politikalar ve 11 Eylül saldırısı sonrasındaki süreci yönetmedeki etkisine odaklanılıyor.

Dick Cheney rolündeki Christian Bale, Vice Filmi
Dick Cheney rolündeki Christian Bale, Vice

Film bize göre, En İyi Film kategorisinden aday gösterilen en kötü filmlerden biri. Teknik anlamda birçok eksiği bulunan film, politik anlamda ise tam bir fecaat. Irak’ta bir milyona yakın insan öldü ve film izleyiciye, açgözlülükle yapılan bir işgalin mimarlarından olan birini övmek dışında hiçbir şey sunmuyor.

Yönetmenin The Big Short filmi mali kriz hakkında bir şeyler söylemeyi başarıyordu ancak Vice filmi, gerçek anlamda kötü bir film.

7. Bohemian Rhapsody

2018 yılının en çok konuşulan filmlerinden biri olan Bohemian Rhapsody, 60’lı yılların sonunda Londra’da kurulan ve tüm zamanların en efsanevi gruplarından birine dönüşen Queen‘in ikon haline gelmiş solisti Freddie Mercury‘yi ve Mercury‘nin liderlik ettiği grubun Live Aid konserine kadar ilerleyen sürecini ele alıyor.

Bohemian Rhapsody‘nin yönetmeni, daha öncesinde X-Men filmlerinden tanıdığımız Bryan Singer. Hollywood‘u sarsan #metoo hareketinden bir yıl sonra Bryan Singer‘ın – adı taciz ve şiddet davalarına konu olmuş bir ismin – yönettiği filmin En İyi Film adayı gösterilmesi kesinlikle şaşırtıcı.

Bohemian Rhapsody
John Deacon rolündeki Joseph Mazzello ve Freddie Mercury rolündeki Rami Malek, Bohemian Rhapsody

Film, Freddie Mercury‘nin kişiliğine tamamen saygısızlık ederek, biseksüel sanatçıyı eşcinsel seks suçu nedeniyle kendinden nefret eden bir adama dönüştürüyor. Ayrıca Queen grubunun kalan üyelerinin katılımıyla yapılmış olmasına rağmen, grubun tam olarak neyi temsil ettiği belli değil. Gerçekte eğlenceyi, özgürlüğü ve cinsel kurtuluşu temsil eden Queen grubu, Bohemian Rhapsody filminde sadece birkaç kez bir arada görünüyor. O sahnelerde de grubun geri kalanı biraz eğlenmek için Freddie‘yi yargılıyor.

Filmin Queen‘in ikonik Live Aid konseriyle bitirilmesi ise seyircileri bir şekilde etkileyip, tanık oldukları filmin harika olduğuna inanmaları için yapılmış ucuz bir numara.

6. Green Book

Green Book, kariyerinde çoğu zaman vasat üstü işler yapmış olan yönetmen Peter Farrelly tarafından çekildi. Film, ünlü bir piyanist ve konser turu kapsamında onun şoförü olarak çalışan Tony’nin hikayesini anlatıyor.

3 Altın Küre olmak üzere birçok festivalden ödülle dönen film, Toronto Uluslararası Film Festivali‘nde Grosch People’s Choice ödülünü kazandı. Festival kapsamında gösterilen filme Afro-Amerikan eleştirmenler tarafından ‘beyaz kurtarıcı’ bir film olduğu için eleştirilmişti.

Green Book
Tony Lip rolündeki Viggo Mortensen ve Dr. Don Shirley rolündeki Mahershala Ali, Green Book

Filmin neden popüler olduğunu anlamak kolay. Viggo Mortensen ve Mahershala Ali‘nin harika performansları ve genel mesajı itibariyle – ırkçılık kötü, farklılıklarımızı aşalım – çok ilgi çekti. Yine de, siyah bir adamı kızarmış tavuk yemeye zorlayan, ona siyah kültür hakkında kendisinden daha fazla şey bildiğini söyleyen beyaz adamın tüm dikkatlerin odağında olması filmi mesajından biraz koparıyor.

Green Book, otoriteler tarafından En İyi Film ödülünü kazanmak için Roma‘dan sonra ikinci favori olarak görülüyor. Bizim içinse pek öyle değil.

5. Black Panther

En İyi Film ödülünü kim kazanırsa kazansın, Black Panther 2018’in en önemli filmlerinden biri olarak hatırlanacak. Yalnızca Kuzey Amerika’da 700 milyon dolardan daha fazla hasılat – Infinity War‘dan daha fazla – yapması, Marvel Sinematik Evreni‘nin ilk siyah süper kahraman filmi olması gibi birçok ilke imza attı.

Black Panther
T’Challa / Black Panther rolündeki Chadwick Boseman, Black Panther

Filmin yönetmeni Ryan Coogler. Daha önce Rocky‘nin devam filmi olan Creed serisini ve Fruitvale Station gibi kalburüstü filmleri yapmış genç ve başarılı bir yönetmen. Marvel‘ın Black Panther filmi için yönetmen Coogler ile anlaşması oldukça iyi bir hamleydi ve filmi kesinlikle bir üst klasmana taşımayı başarmış.

Film babasının ölümünden sonra Wakanda Kralı olan T’Challa‘nın tahta ve halkına sahip çıkmasını konu ediniyor.

Black Panther‘in En İyi Film kategorisinden aday gösterilmesi eleştiri alsa da, bizce gerekli ve yerinde bir seçim.

4. BlacKkKlansman

Filmin yönetmeni 4 Little Girls, Do the Right Thing ve Malcolm X gibi iyi filmleri yöneten Spike Lee. 1989 yapımı Do the Right Thing filminden sonra ikinci kez En İyi Film kategorisine aday gösterildi.

BlacKkKlansman
Flip Zimmerman rolündeki Adam Driver ve Ron Stallworth rolündeki John David Washington, BlacKkKlansman

BlacKkKlansman, kenti ele geçirmeye çalışan Ku Klux Klan‘ı durdurmaya çalışan bir polisin gerçek hikayesini anlatıyor. Colorado’da yaşayan Afro-Amerikan bir polis memurunun beyaz üstünlüğünü savunan bir örgütün içinde kimliğini gizli tutmayı nasıl başaracağı konu ediliyor.

Spike Lee bir kez daha korkutucu – ırkçılık – olduğu kadar komik olan bir film yapmayı başarmış. Film sadece bir komedi filmi değil, nefret dolu ırkçıların gerçekte ne kadar aptal olduklarını gösteren bir hikaye.

BlacKkKlansman izlenmesi gereken filmlerden.

3. A Star Is Born

A Star Is Born, ünlü oyuncu Bradley Cooper‘ın ilk yönetmenlik deneyimi. Film, yetenekli ancak bilinmeyen Ally’yi keşfedince düşüşün eşiğine gelen bir country müzik yıldızı olan Jackson Maine’i konu alıyor.

Film 1930’lardan bu yana Amerika’da bilinen bir hikayenin dördüncü enkarnasyonu olabilir ama birçok yönden en iyisi. Neredeyse her sahne ve her ritim ilk kez yönetmenlik yapan Bradley Cooper tarafından tam anlımıyla otantik hissettirmek için tasarlanmış. Lady Gaga tercihi ise başarılı bir seçim olarak karşımıza çıkıyor.

A Star Is Born
Jack rolündeki Bradley Cooper ve Ally rolündeki Lady Gaga, A Star Is Born

Filmin ilk üçte birlik kısmı, Lady Gaga‘nın Oscar ödüllü “Shallow” adlı şarkısını çıkardığını söyleyene kadar sürekli olarak beklentileri geliştirerek, sinemadaki mükemmelliği gözler önüne seriyor.

A Star Is Born, devamında trajik bir aşk hikayesi ve hem Cooper hem Gaga hem de Sam Elliott‘un mükemmel performanslarıyla destekleniyor. Şarkılar akılda kalıcı, çatışmalar çok iyi ayarlanmış ve senaryosu orijinal bir şekilde ilerliyor.

A Star Is Born belki de kimsenin bu kadar iyi olabileceğini tahmin etmediği bir film olarak izlenmesi gereken filmlerden.

2. The Favourite

The Favourite, aykırı yönetmen Yorgos Lanthimos‘un filmi. İlk filmi Dogtooth ile uluslararası çapta dikkat çeken yönetmen, çektiği filmlerde auteur yönetmenler arasında yerini aldı.

Film Kraliçe Anne‘in sağ kolu olan Lady Sarah ile saraya yeni gelen hizmetçi Abigail arasında yaşanan mücadeleyi konu ediyor.

The Favourite
Rachel Weisz ve Olivia Colman, The Favourite

Yunan yönetmenin tuhaf, kişisel ve stilistik filmleri Oscar‘a aday olamayacak kadar yenilikçi olmasına rağmen, tarzını hiç değiştirmeden, aynı zamanda ünlü İngiliz ve Amerika aktörleri de filmlere dahil ederek 3 kez Oscar‘a aday gösterildi. The Favourite, Lanthimos‘un belki en iyi filmi olmayabilir ama en çok dikkat çeken filmlerinden biri olduğu kesin. Emma Stone, Olivia Colman ve Rachel Weisz isimlerin filmde yer almasının yanı sıra bu isimleri muazzam performansları da filmin daha çok konuşulmasını sağlayan etkenlerden.

Sürrealistik bir balık gözü lensi ve geniş ekranlı bir çerçeveyi kullanan Lanthimos, aslında filmin konu aldığı o dönem boyunca İngiltere’nin en tuhaf kısımlarına değiniyor ve dönem dramını sıkıcı BBC uyarlamalarından kurtarıp yeni bir şekle sokuyor.

The Favourite; lezbiyen romantizmi, ölmek üzere olan kostümler ve muhteşem oyunculuklarıyla izlemeniz gereken filmlerin başında geliyor.

1. Roma

Meksikalı ünlü yönetmen Alfonso Cuarón’un yeni filmi Roma, sinema dünyasında büyük bir etki bıraktı. Gravity, Y tu mamá también, Children of Men gibi iyi filmlerin altında imzası bulunan yönetmenin birçok ödülünün yanısıra 2 Oscar‘ı bulunuyor.

Roma, Meksiko’nun orta sınıf ailelerinin yaşadığı Roma mahallesinde bulunan bir evde hizmetçi olarak çalışan genç bir kadın Cleo’nun hikayesine odaklanıyor.

Roma
Roma

Hollywood standartları düşünüldüğünde bu filmin aday gösterilmesi bile büyük bir olay sayılabilir. Film oldukça yavaş akıyor ve siyah beyaz. Üstelik bir hizmetçinin hayat hikayesine odaklanıyor.

Film teknik açıdan oldukça üstün. Cuarón aynı zamanda filmin görüntü yönetimini de üstlenmiş. Odak derinliği, aydınlatma ve devrim niteliğindeki ses tasarımının zarif kullanımı kusursuz bir uyum sağlamış. Roma, Fellini‘nin isyankar doğası ve Angelopolous‘un sinematik etkilerini bir filmde birleştiriyor.

Tüm olasılıklara rağmen sevgiyi bulma yolunda derinden hareket eden bir hikayeye sahip olan film, Roma‘yı modern bir klasik haline getiriyor. Cuarón’un kariyerinin belki de doruk noktası olarak kabul edilebilecek Roma, En İyi Film kategorisinde kuşkusuz bizim en büyük favorimiz.

You may also like